Ceza Hukuku

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti

uyuşturucu madde imal ticaret suç

Uyuşturucu ticareti suçu, toplumsal düzenin ve halk sağlığının korunması adına büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Bu suçun hukuksal anlamda cezalandırılmasının temel amacı, bireylerin fiziksel ve ruhsal sağlığını olumsuz etkileyen uyuşturucu maddelerin yayılmasının engellenmesidir. Son yıllarda, dünya genelinde uyuşturucu kullanım oranlarının artması, özellikle genç yaşlardaki bireylerin bu maddelere ulaşımının giderek daha kolay hale gelmesi, önemli bir sorunu beraberinde getirmektedir. Bu durum, sadece bireylerin sağlıklarını tehlikeye atmakla kalmıyor, aynı zamanda toplumun genel refahını da zedelemektedir. Uyuşturucu ticaretiyle mücadele etmek, bu maddelerin üretiminden dağıtımına kadar olan süreçleri kontrol altına almak, bireylerin ve toplumların geleceğini güvence altına almak açısından hayati bir öneme sahiptir. Bu nedenle, uyuşturucu ile mücadele eden yasaların etkin bir şekilde uygulanması ve bu suçlara karşı güçlü bir toplumsal farkındalık oluşturulması büyük bir ihtiyaçtır. Uyuşturucu bağımlılığı ve ticaretinin önlenmesi, yalnızca bir cezai mesele değil, aynı zamanda halk sağlığını koruma ve toplumda güvenliği sağlama adına da bir zorunluluktur.

İçindekiler Gizle

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu Türk Ceza Kanunu‘nun “Kamunun Sağlına Karşı Suçlar” bölümünde, 188. maddede düzenlenmiştir. Bu hüküm, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı kanun ile önemli ölçüde değiştirilmiş ve cezalar arttırılmıştır.

Bu yazımızda en sık karşılaşılan ve halk arasında uyuşturucu ticareti olarak da adlandırılan TCK 188/3 maddesi ele alınacaktır. Ancak ilgili kanun maddesinin tamamına yer vermek gerekirse:

Türk Ceza Kanunu 188- UYUŞTURUCU veya UYARICI MADDE İMAL ve TİCARETİ KANUN MADDESİ

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti

Madde 188-

(1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye’de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.

(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.[70]

(4) (Değişik: 27/3/2015-6638/11 md.) a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve türevleri, sentetik katinon ve türevleri, sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin ve türevleri olması,[71]

  1. b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi,

hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(5) (Değişik: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/22 md.) Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.

(7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden, imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.[72][73]

(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

TCK 188 KANUN GEREKÇESİNE BAKILDIĞINDA

TCK 188/1 Gerekçesi

Bu maddede, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin imal ve ticareti suçuna ilişkin hükümler düzenlenmiştir. Burada uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin nelerden ibaret bulunduğu tanımlanmadığı gibi, bunların teker teker gösterilmesi yoluna da gidilmemiştir. Bunun nedeni, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ve aynı etkiyi yapan ilâç ve sentetiklerin kötüye kullanılmalarının yaptırım altına alınarak güçlü bir sosyal savunmanın sağlanmasıdır. Böylece, psikotrop madde olarak, uyuşturucu veya uyarıcı etkisi yapan ve kişilerde bağımlılık meydana getiren bütün maddelerin, bu suçun konusunu oluşturacağı kabul edilmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç edilmesi, suç olarak tanımlanmıştır. Bu suç, bir kazanç elde etmek için işlenmektedir. Ancak, çoğu zaman bu suçun işlenmesi suretiyle ne kadar kazanç elde edildiği belirlenemediği gibi, elde edilen kazancın müsaderesi de mümkün olamamaktadır. Bu nedenle, söz konusu suçun işlenmesi dolayısıyla, hapis cezasının yanı sıra, adlî para cezasına da hükmedilmesi uygun görülmüştür.

TCK 188/2 Gerekçesi

İkinci fıkrada, uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarıyla ilgili olarak bir milletlerarası ceza hukuku kuralına yer verilmiştir. Buna göre, uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye’de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilecektir. Türkiye’den yapılan uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı, karşı ülke açısından ithal oluşturmaktadır. Bu ülkede uyuşturucu veya uyarıcı madde ithali nedeniyle yargılama yapılması veya bir cezaya mahkûm olunması, Türkiye’de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yargılama yapılmasına engel teşkil etmemektedir. Böylece, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti suçlarıyla ilgili olarak “non bis in idem” kuralına milletlerarası sahada geçerlilik tanınmamıştır. Ancak, Türkiye’den yapılan uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı karşı ülke açısından ithal oluşturduğu için, bu ülkede yapılan yargılama sonucunda mahkûm olunan hapis cezasının kurumda infaz edilen kısmının, Türkiye’de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılan yargılama sonucunda mahkûm olunan hapis cezasından mahsup edilmesi gerekmektedir.

TCK 188/3 Gerekçesi

Üçüncü fıkrada, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticaretine ilişkin çeşitli fiiller, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Buna göre; uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satışı, satışa arzı, başkalarına verilmesi, nakli, depolanması ya da kazanç amacıyla satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması, bir ve ikinci fıkralara göre ayrı bir suç oluşturmaktadır. Bu suç dolayısıyla da bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçlarda olduğu gibi, hapis cezasının yanı sıra adlî para cezası öngörülmüştür.

TCK 188/4 Gerekçesi

Maddenin dördüncü fıkrasına göre, uyuşturucu maddenin eroin, kokain, morfin veya bazmorfın olması, bir ve üçüncü fıkralarda tanımlanan suçların konu bakımından nitelikli unsurunu oluşturmaktadır ve bu fıkralara göre verilecek cezaların artırılmasını gerektirmektedir.

TCK 188/5 Gerekçesi

Beşinci fıkraya göre, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti suçlarının suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezaların artırılması gerekmektedir. Dikkat edilmelidir ki, bu durumda, suç işlemek amacına yönelik örgüt teşkil etmekten, kurulmuş örgütü yönetmekten, bu örgüte üye olmaktan dolayı ayrıca cezaya hükmedilmelidir.

TCK 188/6 Gerekçesi

Maddenin altıncı fıkrasında, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına ilişkin olarak yukarıdaki fıkralarda yer alan bütün hükümlerin, üretimi resmî makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da uygulanacağı kabul edilmiştir.

TCK 188/7 Gerekçesi

Yedinci fıkraya göre, uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve ithal veya imali resmî makamların iznine bağlı olan maddenin ülkeye sokulması, imal edilmesi, satılması, satın alınması, nakledilmesi, depolanması veya ihraç edilmesi, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Dikkat edilmelidir ki, bu suçun konusu, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan maddelerdir ve bunlar uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmazlar; ancak bu maddelerin ithal ve imalinin resmî makamların iznine bağlı olması gerekir. Söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur ve bu seçimlik hareketlerden birinin gerçekleşmesiyle suç oluşacaktır. Ancak bunlardan birkaçının bir olayda gerçekleşmesi hâlinde bir suçun işlendiğini kabul etmek gerekir.

TCK 188/8 Gerekçesi

Maddenin son fıkrasında, bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi, bu suçların kişi bakımından nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir ve verilecek cezaların bu hükme göre artırılması gerekmektedir.

UYUŞTURUCU veya UYARICI MADDE TİCARETİ SUÇU NASIL OLUŞUR?

TCK 188/3 fıkrası uygulamada en çok karşılaşılan haldir. Bu sebeple halk arasında da uyuşturucu ticareti suçu TCK 188/3 fıkrası uyarınca cezalandırılmaktadır. Fıkra metnine bakıldığında, “Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi” olarak tanımlanmıştır.

TCK 188/3 uyarınca anlaşılacağı üzere bu suçun oluşumunda birden çok seçimlik hareketler mevcuttur. Buradaki seçimlik hareketlerden birinin fail tarafından gerçekleşmesi halinde suçun işlenmiş olacağı kabul edilebilir. Uyuşturucu ticareti suçu serbest hareketli bir suçtur. Bu sebeple kanunda belirtilen seçimlik hareketlerden birisinin herhangi bir şekilde gerçekleştirilmesi halinde bu suç oluşacaktır.

Uyuşturucu Ticareti Suçunun Seçimlik Hareketleri

Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde;

-Satmak

-Satışa Arzetmek

-Başkasına Vermek

-Sevketmek

-Nakletmek

-Depolamak

-Satın Almak

-Kabul Etmek

-Bulundurmak,

Yukarıdaki seçimlik hareketlerden herhangi birisinin yapılması ile bu suç oluşacaktır.

UYUŞTURUCU veya UYARICI MADDE TİCARETİ SUÇUNUN SORUŞTURMA ve KOVUŞTURMA AŞAMASINDAKİ ÖZELLİKLERİ

Suçun Soruşturulması İçin Şikâyet Şartı Var Mıdır?

Cumhuriyet savcısı, suçun işlendiğini öğrenmesi ile soruşturma aşaması başlamaktadır. Ayrıca bu suçun cezalandırılması için failin şikâyet edilmesine gerek yoktur. Eğer bu suçun işlendiği konusunda beyan verilecek ise Ceza Muhakemesi Kanunu ve Türk Ceza Kanunu uyarınca bu bir ihbar durumdur. İhbar edilen suçla ilgili Cumhuriyet savcısı resen soruşturma aşamasına geçecektir.

Gözaltı ve Tutuklama

Uyuşturucu veya uyarıcı madde üretimi ve ticareti, nitelikli suçlar arasında yer aldığı için, söz konusu suçun delillerinin eksiksiz ve güvenilir bir şekilde toplanabilmesi amacıyla gözaltı işlemi sıklıkla uygulanmaktadır. Bu tür suçlarda, delillerin sağlam bir şekilde elde edilmesi, soruşturmanın etkinliği açısından büyük önem taşır. Bu nedenle, şüpheli kişilerin gözaltına alınması, suçun aydınlatılması ve delillerin korunabilmesi adına sıklıkla tercih edilen bir yöntemdir.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde üretimi ve ticareti ağır cezalarla sonuçlandığı için, bu suçlarda genellikle tutuklama tedbiri uygulanarak delillerin güvenli bir şekilde toplanması yöntemi izlenmektedir. CMK madde 100/3-a-8 bendi gereğince, Uyuşturucu ticareti suçu katalog suçlar arasında sayıldığından, kuvvetli şüphenin varlığını gösteren somut delillerin bulunması halinde tutuklama gerçekleşebilir. Uygulamada delillerin toplanması ve bulunması uzun uğraş gerektirdiğinden genellikle tutuklama kararı verilmektedir.

Ancak tutuklama zorunluluğu kalkmışsa yargılamaya tutuksuz devam edilmesi de sık karşılaşılan bir durumdur.

Müdafii ile İlgili Durum

Bu maddedeki suçların cezasının alt sinir 5 yılı geçtiğinden bu suçun işlenmesi halinde şüpheli veya sanıkların dinlenmesinde mecburi müdafi tayini gerekir.

Görevli Mahkeme

Suçun kovuşturulmasında görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesidir.

Suçun Yaptırımı ve Ağırlaştırılmasını Gerektiren Haller

 1. TCK 188/1 gereğince verilecek ceza, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve iki bin günden yirmi bin güne kadar adlî para cezasıdır.

    • Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve türevleri, sentetik katinon ve türevleri, sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin ve türevleri olması halinde ceza yarı oranında artırılır.
    • Bu suçun tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
    • Bu suçun, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

2. TCK 188/3 gereğince verilecek ceza, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmi bin güne kadar adlî para cezası,

    • 188/3’te düzenlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.
    • Bu fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır
    • Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve türevleri, sentetik katinon ve türevleri, sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin ve türevleri olması halinde ceza yarı oranında artırılır.
    • Bu suçun tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
    • Bu suçun, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

3. TCK 188/7 gereğince verilecek ceza sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmi bin güne kadar adlî para cezasıdır.

Etkin Pişmanlık hali

Etkin pişmanlık hali TCK 192/1 ile 192/3 fıkralarında düzenlenmiştir. Buna göre:

  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
  • Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.

Eğer ki, fail etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istiyorsa, verdiği bilgilerin doğru, yapılan hizmet ve yardım sonuca etkili ve yararlı olmalıdır. Yani fail kendi suçunun ya da bir başkasının suçunun ortaya çıkmasına önemli ölçüde katkı sağlamalı, bilgi aktarımı ile suçun meydana çıkmasına ya da diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmelidir. Hizmet ve yardım, mahkemece hüküm verilmeden önce gerçekleşmelidir.

UYUŞTURUCU TİCARETİNDE ÖNEMLİ YARGITAY KARARLARI

1. Satışa hazır paketlerin ele geçirilmesi halinde uyuşturucu ticareti suçunun gerçekleşebileceği hakkında

Olay günü saat 20:20 sıralarında, sanığın virane haldeki duvar taşları arasından çıkardığı poşet içinde 30 paket halinde net 11,2 gram esrar ele geçtiğinin anlaşılması karşısında, suça konu uyuşturucu maddenin paket sayısı, satışa sunulmak üzere hazırlanmış paketçikler halinde bulundurulması, ele geçirildiği yer, zaman ve dosya içeriğine göre; sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi yasaya aykırıdır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2017/6407 E. 2019/4303 K.

2. Sanığın günlük kullanım ihtiyacından fazla uyuşturucu madde bulundurması halinde uyuşturucu ticareti suçunun gerçekleşebileceği hakkında

Olay tarihinde, sanığın sevk ve idaresindeki araç içerisinde yapılan aramada, aracında 4 pakette net 32 gr. esrar ve sanığın eşinin üzerinde sanığa ait olduğu tespit olunan net 3.4 gr. esrarın ele geçirilmesi, sanığın olay tarihinden önce aldığını belirttiği bu suç konusu uyuşturucu maddeleri günlük ihtiyacından fazla olacak şekilde aracında bulundurması karşısında, eyleminin ticaret amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri tartışma ve değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hüküm kurulması, Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2013/2980 E. 2019/3404 K.

3. Hassas terazi ve uyuşturucu maddenin ele geçirilmesi

Olay tarihinde sanığın ikametinde yapılan aramada iki paket halinde suç konusu net 173,1 gr esrar ile hassas terazinin ele geçirildiği anlaşıldığından; sanık ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan haklarında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilen sanıklar …ve…’un savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturup oluşturmayacağı ve delillerin değerlendirilmesi görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması, Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2015/220 E. 2019/2847 K.

4. Şüphe üzerine durdurulan sanığın kolluk görevlilerine uyuşturucuyu teslim etmesi

Sanığın üzerinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin arama kararına dayanıp dayanmadığının araştırılması, arama kararı bulunmaması halinde, kolluk görevlilerince hakkında yakalama ya da arama kararı bulunmayan, şüphe üzerine durdurulan sanığın aracında arama yapılmasını gerektirir makul sebep bulunmadığı aşamada, kendisinde uyuşturucu ve uyarıcı madde olduğunu belirterek suç konusu maddelerini araçta bulunan montunun cebinden ve aracın şoför koltuğunun altından çıkararak teslim ettiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında etkin pişmanlıkla ilgili TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırıdır.  Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2019/82 E. 2019/2097 K.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Usulüne uygun alınmış bir arama ve el koyma kararı olmaksızın yapılan işlem neticesinde elde edilen uyuşturucu maddenin akıbeti ne olur?

Uyuşturucu madde ticareti gibi ciddi suçlarda, arama ve elkoyma işlemi, suçun aydınlatılması ve delillerin toplanması açısından kritik bir koruma tedbiridir. Ancak bu işlemlerin usulüne uygun yapılması son derece önemlidir. Arama ve elkoyma işlemleri, yalnızca yasal bir temele dayanarak ve belirli prosedürlere uygun şekilde gerçekleştirilmelidir. Hem kararın alınması hem de uygulama aşamalarında dikkat edilmesi gereken tüm usul kurallarına tam anlamıyla riayet edilmesi gerekir. Eğer bu süreçlerden herhangi bir aşama usule aykırı olarak gerçekleştirilirse, söz konusu arama ve elkoyma işlemi hukuken geçersiz sayılabilir. Bu nedenle, arama ve elkoyma işlemlerinin titizlikle incelenmesi gerekir.

Uyuşturucu ticareti suçundan ceza almamak için uyuşturucu kullandığını belirten kişi ayrıca uyuşturucu kullanma suçundan ceza alır mı?

Yargıtay’a göre, ticaretten yargılanmamak için kullanıcı olduğunu savunan kişinin ayrıca kullandığına ilişkin bir delil yoksa ayrıca kullanmaktan ötürü ceza verilmeyecektir.

Konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. CD. 2015/5592 E. 2019/4251 K. Sayılı ilama bakıldığında “Olay tutanağı ve tüm dosya içeriğine göre; sanığın tek olan eyleminin bütün olarak uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu 10/04/2013 tarihli beraat kararı hakkında Dairemizin 03/04/2017 tarihli bozma kararı verdiği anlaşıldığından, uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemler ile saptanmayan sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan ceza olmaktan kurtulmaya yönelik uyuşturucu madde kullandığına ilişkin savunmasına itibar edilemeyeceğinden; kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi yasaya aykırıdır” şeklinde hüküm kurulduğu görülecektir.

Arama sonucunda kaç gram esrar elde edilirse uyuşturucu ticareti suçu oluşacaktır?

Adli Tıp Kurumunun raporlarına göre, esrar kullanan kişiler genellikle her seferinde 1-1,5 gram arasında esrar tüketmekte ve günde üç kez bu miktarı kullanabilmektedirler. Esrar kullanım alışkanlığına sahip olanların, birkaç aylık ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda esrarı yanlarında bulundurdukları, adli dosyalarda yer alan ve bilinen bir durumdur. Bu sebeple, esrar kullanan kişilerin, kullanım alışkanlığına uygun olarak, belirli bir zamanda tükettikleri miktarın üzerinde esrar bulundurmaları durumunda esrarın yalnızca kişisel kullanım amacı taşıdığı sonucuna varılabilir. Ancak bu husus somut olayda bulunan diğer etmenler ile değerlendirilmelidir. Başlı başına kullanma suçunu oluşturduğu söylenemez.

Uyuşturucu ticareti davaları ne kadar sürer?

Uyuşturucu suçlarına ilişkin davaların yargılama süresi, kanunen genellikle 300 gün olarak belirlenmiştir. Ancak, bu sürenin bir kılavuz niteliğinde olduğu ve her davada aynı şekilde işlemediği unutulmamalıdır. Suçun nasıl işlendiği, dosyadaki delillerin durumu, suçun ciddiyeti, sanık sayısı gibi birçok faktör, davanın sürecini doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle, her uyuşturucu davasının kendine özgü koşulları göz önünde bulundurulduğunda, dava süresinin ne kadar olacağına dair kesin bir tahmin yapmak mümkün değildir. Her bir dosya farklı dinamiklere sahip olduğu için, dava süresi değişkenlik gösterebilir ve yargılama süreci bazen öngörülen 300 günü aşabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir