Blog
İcra Hukukunda İstihkak Nedir?

Haczedilen bir mal üzerinde, üçüncü bir kişinin mülkiyet veya borçluya göre daha üstün bir hakkı olduğunun haciz memuruna ya da icra dairesine bildirilmesine istihkak iddiası denir. İstihkak iddiasında bulunan 3. Kişi yargılama sonunda bu malın kendisine ait olduğunu ispatlanırsa mal üzerindeki haciz kalkar. Aksi durumda borçlunun diğer malları gibi satılır ve alacak karşılanır.
A) İSTİHKAKTA HACİZLİ MALIN BORÇLUNUN VEYA BORÇLU İLE BİRLİKTE 3. KİŞİNİN ELİNDE BULUNMASI
Çekişmeli malların hacizden kurtarılması için 3.kişinin haciz koyduran alacaklıya karşı açtığı davaya istihkak davası denir. Buna olumlu tespit davası da denir. Aşağıda istihkak davası olarak nitelendirilen hallerde 3.kişinin ispat yükü altında olduğu durumlar söz konusu olacaktır.
Borçlunun veya borçlu ile birlikte 3.kişinin birlikte malı elinde bulundurmaları halinde istihkak prosedürü İcra İflas Kanunu Madde 96 ve Madde 97 uyarınca uygulanacaktır. Buna göre;
A – Borçlunun zilyedliği:
1 – Hazırlık safhası:
Madde 96 – Borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterdiği yahut üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, icra dairesi bunu haciz ve icra tutanaklarına geçirir ve keyfiyeti iki tarafa bildirir.
İcra dairesi aynı zamanda istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verir. Sükütları halinde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar.
Malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs, ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde, aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. İstihkak iddiasının yapıldığı veya istihkak davasının açıldığı tarihte istihkak müddeisi ile birlikte oturan kimseler yahut bu şahısların iş ortakları, iddianın yapıldığı tarihte veya istihkak davası 97 nci maddenin 9 uncu fıkrası gereğince açılmışsa davanın açıldığı tarihte malın haczine ıttıla kesbetmiş sayılırlar
2 – Üçüncü şahsın istihkak iddiası:
Madde 97 – İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse, icra memuru dosyayı hemen icra mahkemesine verir. İcra mahkemesi, dosya üzerinde veya lüzum görürse ilgilileri davet ederek mürafaa ile yapacağı inceleme neticesinde varacağı kanaate göre takibin devamına veya talikıne karar verir.
İstihkak davasının sırf satışı geri bırakmak gayesiyle kötüye kullanıldığını kabul etmek için ciddi sebepler bulunduğu takdirde icra mahkemesi takibin talikı talebini reddeder.
Takibin talikıne karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına karşı davacıdan 36 ncı maddede gösterilen teminat alınır.
Teminatın cins ve miktarı mevcut delillerin mahiyetine göre takdir olunur.
Takibin devamına dair verilen icra mahkemesi kararı kesindir.
Üçüncü şahıs, icra mahkemesi kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinde istihkak davası açmaya mecburdur. Bu müddet zarfında dava edilmediği takdirde üçüncü şahıs alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır.
Kiralanan taşınmaz veya gemilerdeki hapis hakkına tabi eşya ile ilgili istihkak davaları Borçlar Kanununun 268 inci maddesinin 1 inci fıkrasında yazılı hükümlere uygun olmadıkça talik emri verilemez.42
Dava esnasında 106 ncı maddedeki müddetler cereyan etmez.
Yukardaki hükümler dairesinde kendisine istihkak talebinde bulunmak imkanı verilmemiş olan üçüncü şahıs, haczedilen şey hakkında veya satılıp da bedeli henüz alacaklıya verilmemişse bedeli hakkında, hacze ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde, icra mahkemesinde istihkak davası açabilir. Aksi takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. Bu halde davacının talebi üzerine icra hakimi takibin talik edilip edilmemesi hakkında yukardaki hükümler dairesinde acele karar vermeye mecburdur. Bu karar diğer taraf dinlenmeksizin de verilebilir.
İstihkak davası neticelenmeden mahcuz mal paraya çevrilmiş bulunursa icra hakimi işbu bedelin yargılama neticesine kadar ödenmemesi veya teminat karşılığında veya halin icabına göre teminatsız derhal alacaklıya verilmesi hususunda ayrıca karar verir.
İstihkak davasına umumi hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır.
Mahcuz eşya ile ilgili olarak icra memuruna dermeyan edilen iddiada üçüncü şahıs ve borçlunun birleşmeleri alacaklıya müessir değildir. Üçüncü şahsın bu iddiasını ispat etmesi lazımdır. Ancak üçüncü şahsın mahcuz eşyanın kendisinin mülkü veya kendisine merhun olduğu hakkındaki iddiasının borçlu tarafından kabulü kendi aleyhine delil teşkil eder ve ileride bu ikrara aykırı hiçbir iddiada bulunamaz.
İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur.
Davanın reddi hakkındaki karara karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran istihkak davacısı icra dairesinden 36 ncı maddeye göre mühlet isteyebilir.
İstihkak davası sabit olur ve birinci fıkra gereğince istihkak iddiasına karşı itiraz eden alacaklı veya borçlunun kötü niyeti tahakkuk ederse haczolunan malın değerinin yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere itiraz edenden tazminat alınmasına asıl dava ile birlikte hükmolunur.
Koca aleyhine yapılmış bir hacizde karı şahsi malları üzerindeki haklarını Medeni Kanunun 160 ıncı maddesi hükmüne tabi olmaksızın kendisi takip edebilir.
İstihkak davasına karşı haczi yaptıran alacaklı bu kanunun 11 inci babı hükümlerine dayanarak ve muvakkat veya kati aciz belgesi ibrazına mecbur olmaksızın mütekabilen iptal davası açabilir. Dava ve mütekabil davada tarafların gösterecekleri bütün delilleri hakim serbestçe takdir eder.
İstihkak davaları süratle ve diğer davalardan önce görülerek karara bağlanır.
İstihkak davalarında mülkiyet karinesi:
Madde 97/a –Bir taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Borçlu ile üçüncü şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi mal borçlu elinde addolunur. (Ek üçüncü ve dördüncü cümle:24/11/2021-7343/8 md.) Bu hâlde üçüncü şahıs yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. Ancak 97 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca takibin devamına karar verilmesi hâlinde mal muhafaza altına alınabilir. Birlikte oturulan yerlerdeki mallardan mahiyetleri itibariyle kadın, erkek ve çocuklara aidiyetleri açıkça anlaşılanlar veya örf ve adet, sanat, meslek veya meşgale icabı olanlar bunların farz olunur. Bu karinenin aksini ispat külfeti iddia eden kişiye düşer.
İstihkak davacısı malı ne suretle iktisap ettiğini ve borçlunun elinde bulunmasını gerektiren hukuki ve fiili sebep ve hadiseleri göstermek ve bunları ispat etmekle mükelleftir.
İstihkak Davasında Süre
Borçlu veya 3.kişi, haczi öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde istihkak iddiasında bulunmalıdır. Ancak bunun belirli durumlarda süreler 3.kişi nezdinde daha geniş uygulanacaktır.
Alacaklı tarafından haciz talebi halinde, haciz talebi yerine getirilmesi gerekir. Haciz mahalinde, borçlu veya 3.kişi istihkak iddiasında bulunması halinde, haciz tutanağına bu itirazlar geçirilir. Bu durumda icra müdürü, istihkak iddiasının yerinde olup olmadığını araştırmadan, itiraz edilebilmesi için alacaklı ve borçluya 3 günlük süre verir. Alacaklı veya borçlu, 3 gün içinde itiraz ederse icra müdürü dosyayı icra mahkemesine gönderecektir.
Dosyayı alan icra mahkemesi ilk önce takibin devamı veya ertelenmesi hakkında karar verir. Bu karar kesin olup icra mahkemesince başka bir karar verilemez. İcra mahkemesi takibin ertelenmesine karar verirse, 3.kişi haksız çıkması halinde alacaklının muhtemel zararlarını gidermesi için teminat alınmasına karar verilir.
3.kişi, takibin ertelenmesi veya takibin devamı kararına ilişkin icra mahkeme kararının kendisine tebliği veya tefhiminden itibaren 7 gün içinde, icra mahkemesinde istihkak davası açması gerekir. Ancak bu karar 3.kişiye tebliğ edilmez ise en geç, hacizli mal satılıp bedeli alacaklıya ödeninceye kadar bu davayı açması gerekir. Aksi halde istihkak iddiasından alacaklı lehine vazgeçmiş sayılır. Ancak bu durum borçlu lehine de itirazından vazgeçtiği anlamına gelmez. Bu durumda 3.kişi, borçluya karşı sebepsiz zenginleşme davası açabilir.
Ancak belirtmek gerekir ki, 3.kişi icra müdürüne istihkak iddiasını bildirmek yerine, haczi öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde, icra mahkemesinde doğrudan da istihkak davası açabilir.
İstihkak Davasında İspat Yükü
Bir taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Bu durumda mülkiyet karinesi, mal kimin elinde ise onun olduğuna işaret eder. Eğer ki, bir mal borçlunun mülkiyeti altında olduğu tespit edilebiliyorsa, mülkiyet karinesi alacaklı yararına çalışır. Bu sebeple 3.kişi bu yasal karinenin aksini ispat etmek zorundadır.
Borçlu ile 3.kişilerin taşınır malları birlikte ellerinde bulundurmaları halinde de mal borçlunun elinde kabul edilir. Ancak belirtmek gerekir ki, 7343 Sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile, 3.kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınamaz. Fakat istihkak prosedürü uyarınca icra mahkemesince takibin devamına karar verilmesi halinde mallar muhafaza altına alınabilir.
Birlikte oturulan yerlerdeki mallardan mahiyetleri itibariyle kadın, erkek ve çocuklara aidiyetleri açıkça anlaşılanlar veya örf ve adet, sanat, meslek veya meşgale icabı olanlar bunların olduğu kabul edilir. Örneğin borçlu kocanın evinde yapılan hacizde, küpelerin eşe ait olduğu, oyuncakların çocuklara ait olduğu kabul edilir. Bu durumda bunun aksi alacaklı tarafından ispat edilecektir.
Yani özetlemek gerekirse, borçlunun mülkiyeti altında bulunan bir taşınır mal hakkında borçlunun 3.kişi yararına veya 3.kişinin istihkak iddiasında bulunması halinde bunların mülkiyetinin 3.kişiye ait olduğunun ispatını 3.kişi gerçekleştirecektir. İspat edemez ise bu mallar hakkında haciz devam edecek olup alacaklı bunları satıp alacak miktarından düşecektir.
Üçüncü Kişi Hangi Deliller ile İspat Edebilir?
3.kişi taşınır malların kendine ait olduğu hususunu her türlü delil ile ispatlayabilir. Ancak Yargıtay’a göre, yasal karinenin aksi kesin ve güçlü kanıtlarla ispatlanması gerekmektedir, her zaman temini mümkün belgelerle ispatın elverişli olmadığı görüşündedir. Buna göre;
*Ayırt edici özellikleri belirtmeyen faturalar, borcun doğumundan önceki döneme ilişkin olsa bile mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli değildir. Faturaların hacizli mallarla örtüştüğü hallerde dahi, faturayı düzenleyen firma ile davacı 3.kişinin defter ve kayıtları birbiri ile uyumlu olmalıdır.
*Vergi levhası adi nitelikte olup her zaman temini mümkündür.
*Sevk irsaliyesi borcun doğumundan sonra düzenlenmişse ve teslim alanın imzasını içermiyorsa mülkiyet karinesini aksini ispatlamaya elverişli değildir.
*Kira ilişkisi olduğu ileri sürülmüşse, bu ilişkinin gerçek olup olmadığı araştırılır. Örneğin, kira ilişkisinin vergi dairesine bildirilip bildirilmediği, stopajın ödenip ödenmediği, kira bedellerinin şirketin defterine kaydedilip edilmediği gibi hususlar araştırılacaktır.
*Tanık istihkak davalarında güçlü bir kanıt değildir. Diğer delillerle desteklenmeyen tanık beyanları ispata tek başına elverişli değildir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli mahkeme, icra mahkemesidir.
Yetkili mahkeme, asıl icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemesidir.
Karar
Davanın kabulü halinde, icra mahkemesinin kararının kesinleşmesi ile birlikte dava konusu mal üzerindeki hacizler kalkar. Davalı alacaklı veya borçlunun kötü niyetli olduğu tespit edilirse haczolunan malın yüzde onbeşinden az olmamak üzere tazminata hükmedilir.
Davanın reddi halinde, haciz kesinleşir. Davalı takip alacaklısı lehine tazminata hükmedilebilmesi için, takibin ertelenmiş olmasına ve bu kararın fiilen uygulanmış olmasına bağlıdır. Dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilir.
B) İSTİHKAK İDDİASININ REDDİ DAVASI
Alacaklının, icra müdürü tarafından kendisine sağlanan 7 günlük süre zarfında 3.kişinin istihkak iddiasının ortadan kaldırılması için açtığı davaya istihkak iddiasının reddi davası denir. Bu durumda İcra İflas Kanunu Madde 99 uygulama bulacaktır.
B – Üçüncü şahsın zilyetıği:
Madde 99 – Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar, haczedilen malın satışı yapılamaz. Haczin, üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de bu fıkra hükmü uygulanır.
İstihkak İddiasının Reddi Davasında Süre
İstihkak iddiasının reddi davası 7 günlük hak düşürücü süreye tabidir. Haciz, İİK madde 99 uyarınca yapılması halinde icra müdürü, alacaklıya 3.kişiye karşı dava açması için alacaklıya 7 günlük süre verir. Bu süre, icra müdürlüğünce verilen kararın alacaklıya tefhim veya tebliği ile başlar. Tebliğden itibaren 7 gün içinde dava açılmaz ise alacaklı, 3.kişinin istihkak iddiasını kabul etmiş sayılır.
İcra müdürünün 7 günlük süre verdiğini haciz tutanağına yazması yeterli değildir. Bu durumda süre başlamaz. Alacaklının açacağı istihkak davası süresinde kabul edilir. Ancak belirtmek gerekir ki, istihkak iddiasının reddi davası icra müdürlüğünce uygulanacak prosedür beklenmeden de açılabilir.
İstihkak İddiasının Reddi Davasında İspat Yükü
İstihkak iddiasının reddi davasında ispat yükü kural olarak davacı takip alacaklısı aleyhinedir. Zira taşınır mal 3.kişinin elindeyken haczedildiğinden mülkiyet karinesi 3.kişi lehine işlemekte olup davacı takip alacaklısı aleyhinedir. Alacaklı, 3.kişinin elindeki malların borçluya ait olduğunu ispat etmek zorundadır.
Ancak belirtmek gerekir ki, icra müdürünün İİK 96-97 maddeleri yerine Madde 99 uygulaması halinde ispat yükü yer değiştirmez. Bu halde alacaklı şikayet yoluna başvurabilir. Fakat şikayet yoluna başvurması halinde, istihkak davası açması için verilen 7 günlük süre işlemeye devam edecektir. Bu durumda terditli olarak dava açması yerinde olacaktır.
İstihkak İddiasının Reddi Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme
Görevli mahkeme, icra mahkemesidir.
Yetkili mahkeme, asıl icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi veya davalı 3. Kişinin yerleşim yeri mahkemesidir.
İstihkak İddiasının Reddi Davasında Karar
Davanın kabulü halinde, 3.kişinin malı üzerine konulan haciz kesinleşir ve 3.kişinin elinden alınarak muhafaza altına alınabilir. Yargıtaya göre, istihkak iddiasının reddi davasında, alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için, teminat karşılığında takibin ertelenmesine veya satışın durdurulmasına karar verilmiş olması gerekir.
Davanın reddi halinde, haczin kaldırılmasına karar verilir. Ancak haczin kaldırılması için bu kararın kesinleşmiş olması şarttır. Reddi halinde tazminat tartışmalı olmakla beraber, 3.kişi haciz sebebiyle uğradığı zararın tazmini için her zaman genel mahkemelerde tazminat davası açabilir.
C) İSTİHKAK DAVASINDA SIKÇA SORULANLAR
Kimler İstihkak İddiasında Bulunabilir?
İstihkak iddiası, tüzel kişilerde temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ya gerçek kişinin kendisi ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce yapılabilir. Tüzel kişinin yetkili organlarınca veya gerçek kişiyi temsile yetkili olmayan kişilerce yapılan istihkak iddiası geçerli değildir. Bu sebeple geçerli organ veya kişilerce yapılmayan bir istihkak iddiasına karşı, davacı alacaklı tarafından istihkak iddiasının reddi davası açılmasında hukuksal yarar yoktur. Ancak 3.kişinin bizzat açtığı istihkak davası bakımından süresi içinde açılmış ise geçerlidir.
Eğer ki, icra müdürü yetkisi olmayan kişinin mülkiyet iddiası sebebiyle istihkak davası açması için alacaklıya süre verirse, alacaklı süresiz şikayet yoluna başvurabilir.
Takip Konusu Borç Ödenirse İstihkak Davası Ne olur?
Takip dosyası infazen ortadan kaldırılırsa, yani takip dosyası borç ödenirse takip dosyasına konu hacizler ortadan kalkacaktır. Bu sebeple dava konusu kalır. Bu durumda vekalet ücreti davanın açılmasına sebebiyet ceren tarafa yükletilecektir.
Şikayet Yolu ile İstihkak Davası Terditli Olarak Açılabilir Mi?
Aynı dilekçe ile terditli olarak hem mülkiyet karinesinin yanlış belirlendiğine ve dava açmak için yanlış tarafa süre verildiği iddiası ile şikayet başvurusu hem de istihkak davası açılması mümkündür. Yargıtay’a göre de bu durum mümkündür.
Hukuk Genel Kurulu 2017/1917 E. 2019/1332 K. Sayılı İlamı
Eldeki uyuşmazlık, terditli olarak icra memurunun işleminin iptaline ilişkin şikâyetin reddi hâlinde istemin istihkak davası olarak kabul edilerek üçüncü kişi vekilinin istihkak iddiasının reddine ilişkindir. Mahkemece 26.03.2013 tarihli duruşmada; “…davacı vekiline, açtığı bu davayı ikisi arasında usul farkı bulunduğundan şikâyet olarak mı yoksa istihkak davası olarak mı devam ettiği konusunda açıklamada bulunması için iki haftalık kesin süre verilmesine, istihkak olarak devam ettiği taktirde aynı sürede peşin harç olarak yargılama giderlerini ikmal etmesine…” dair ara karar oluşturulduğu, davacı (alacaklı) vekilinin 01.04.2013 tarihli beyan dilekçesinde asli talebinin icra müdürlüğü işlemini şikâyet olduğu, bu talebin reddi hâlinde aynı dosyada istihkak davasının kabulünü talep ettiği, peşin harcın nispi harç olarak tamamlanmadığı görülmektedir. Alacaklının bu talepleri üçüncü kişiye (aynı davalıya) karşı, aynı vakıaya dayanmaktadır. Öncelikle alacaklı vekilinin asli talep olarak bildirdiği şikâyetin incelenmesi, şikâyetin reddi hâlinde bu kez istihkak iddiasının incelenmesi gerekmektedir. Aksinin kabulü, aynı süre içerisinde şikâyet başvurusu ve istihkak davası açmak zorunda olan alacaklının hukuki yararının çiğnenmesi sonucunu doğuracağı gibi, ayrı ayrı açılmış olmaları hâlinde istihkak davası şikâyetin sonucunu bekleyeceğinden usul ekonomisi ilkesi ile de bağdaşmayacaktır. Alacaklının taleplerinin yasal dayanağı İİK’nın 99. maddesi olup, yerel mahkemenin gerekçesinde belirtildiği üzere işyeri devri, alacaklıdan mal kaçırma vs. iddialarının şikâyette değil, açılacak istihkak davasında dinlenebileceğinden alacaklının terditli olarak ileri sürdüğü talepler arasında bu anlamda da hukuki bir bağlantı bulunmaktadır. Alacaklının taleplerinin aynı amaca hizmet etmesi iki ayrı talebin bulunmadığı anlamına gelmez. Yukarıda açıklandığı gibi alacaklı icra memurunun işlemine karşı şikâyette bulunabileceği gibi istihkak davası da açabilir.
İstihkak Davasına Karşı Tasarrufun İptali Davası Açılabilir Mi?
İcra İflas Kanunu Madde 97/17 uyarınca istihkak davasında, davalı alacaklı aciz belgesi sunmadan karşı dava olarak tasarrufun iptali davası açabilir. Bu duruma özgü olarak açılan tasarrufun iptali davası icra mahkemesinde görülecektir.
Haczedilen Mallar Hangi Durumda Borçlunun Mülkiyetinde Sayılır?
Yargıtay’a göre birçok etmen birlikte değerlendirilmektedir. Ancak genel olarak Yargıtay kararlarında şu üç husus birlikte değerlendirildiğinde malların borçlunun mülkiyetinde olduğu kabul edilmektedir. Buna göre:
* Takibe konu belgede yazılı adreste haciz yapılması,
*Ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği adreste haciz yapılması,
*Haciz mahalinde borçlunun da bulunması.
Belirtmek gerekir ki, yukarıda belirtilen hallerin somut olayda bulunması halinde, mallar borçlunundur demek bir karinedir. 3.kişi bunun aksini ispatlayarak malların kendisine ait olduğunu ortaya koyabilir.
Borçlunun Malik Olduğu Evde Kiracının Bulunması Halinde Kiracının Malları Haczolunabilir Mi?
Kiracının bulunduğu adres, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği ve borçlunun haciz esnasında bizzat hazır bulunduğu veya hazır bulunmasa bile haciz mahalinde yapılan araştırmada borçlunun o evde yaşadığı tespit edilebiliyorsa borçluya ait olduğu düşünülen mallar haczedilebilir.
Ancak herhangi bir şekilde borçlunun o evde yaşadığı tespit edilemiyorsa ve ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği adresin kiraya konu evin adresinden farklı olması halinde kiracının mallarını haczedilmesi durumunda takip alacaklısı, süresi içinde icra mahkemesine dava açarak bu malların borçluya ait olduğunu inandırıcı delillerle ispatlamak zorunda kalacaktır. Süresi içinde istihkak iddiasının reddi davası alacaklı tarafından açılmaz ise hacizler düşecektir. Dava açılması halinde, davaya konu hacizli malların borçlunun olduğunu ispatlayamaz ise tazminat ödemek zorunda kalacaktır.
Asıl Takip Dairesi Farklı Bir İlde Nerede İstihkak Davası Açabilirim?
İstihkak davası, asıl icra takibinin yapıldığı icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesinde veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Örneğin asıl icra takibi İstanbul’da başlatılmış olsun, borçlunun taşınır mallarını haczedebilmek için Tokat iline talimat yazıldığı varsayıldığında, Tokat ilinde yapılan hacizler için istihkak iddiası mevcut ise, istihkak davası İstanbul icra mahkemelerinde açılması gerekecektir.











