Şirketler Hukuku

Ticaret ve Faiz

ticarette faiz işletme tacir

Ticaret Kanunu ve güncel ticari uygulamalar çerçevesinde faiz, ticari hayatın vazgeçilmez unsurlarından biridir. Özellikle tacirler açısından faiz, yalnızca borçlanma maliyetini ifade eden bir kavram değil; aynı zamanda risk yönetimi, nakit akışı planlaması ve sözleşme dengesi bakımından da büyük önem taşır. Türk Ticaret Kanunu’nda ticari işlerde faiz uygulanması genel kural olarak kabul edilmiş, hatta bazı durumlarda faizin talep edilebilmesi için ayrıca kararlaştırılmasına gerek olmadığı düzenlenmiştir. Bu nedenle tacirlerin, hangi işlemlerde hangi faiz türünün (kanuni faiz, temerrüt faizi, ticari faiz) uygulanacağını ve güncel faiz oranlarını bilmesi gerekir. Faiz oranlarının doğru anlaşılmaması, beklenmeyen mali yükler doğurabileceği gibi ticari uyuşmazlıklara da yol açabilir. Günümüzde değişken ekonomik koşullar altında, tacirlerin faiz oranlarını yakından takip etmesi ve sözleşmelerini buna göre düzenlemesi, sağlıklı ve sürdürülebilir bir ticari faaliyet için zorunludur.

Faiz Türleri

Kanuni Faiz: Faiz borcunun kanundan kaynaklandığı hallerde kanuni faiz söz konusudur.

Basit Faiz: Anaparaya, belirli bir zaman dilimi içerisinde muayyen bir oranda işletilen faizdir.

Birleşik Faiz: İşlemiş faizlerin toplanarak anaparaya dahil edilmesi ile oluşan yeni anaparaya faiz işletilmesidir. Anaparanın içinde faizler yer almaktadır.

Anapara Faizi: Herhangi bir para alacağına, tarafların kararlaştırması ya da kanun gereği vadeye kadar işletilen faizdir.

Temerrüt Faizi: Herhangi bir para alacağına, borçlunun kusuruna, alacaklının ise zararına bakılmaksızın vadeden sonra temerrüt şartlarının doğumu halinde ödenmesi zorunlu olan faizdir. Temerrüt faizi, uğranılan zararın asgari bir tazminatıdır.

Ticari İşlerde Faizin Genel Özellikleri

1.Sözleşmede faiz şartı yazmasa bile faiz istenebilecek haller

Ticaret Kanunu 20 uyarınca, “Tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir. Ayrıca, tacir, verdiği avanslar ve yaptığı giderler için, ödeme tarihinden itibaren faize hak kazanır.” Kural olarak tacirin ticari işletmesiyle ilgili bir iş ya da hizmeti karşılıksız yapılması kabul edilmemektedir. Bu sebeple tacirin verdiği avanslar veya yaptığı masraflar için ödemelerin yapılması anından itibaren anapara faizine hak kazanacağı kararlaştırılmıştır.

Borçlar Kanunu 387/2 uyarınca, “Ticari tüketim ödüncü sözleşmesinde, taraflarca kararlaştırılmamış olsa bile faiz istenebilir”. Ticari ödünç sözleşmelerinde anapara faizi, tarafların bu yönde sözleşme yapmış olmalarına bağlı olmaksızın kendiliğinden doğmaktadır.

2. Birleşik Faiz istenebilecek haller

Hukukumuz birleşik faiz uygulamasına izin vermemekte olup istisna haller mevcuttur. Bunlardan birisi de Ticaret Kanunu 8/2 uyarınca, “Üç aydan aşağı olmamak üzere, faizin anaparaya eklenerek birlikte tekrar faiz yürütülmesi şartı, yalnız cari hesaplarla her iki taraf bakımından da ticari iş niteliğinde olan ödünç sözleşmelerinde geçerlidir. Şu şartla ki, bu fıkra, sözleşenleri tacir olmayanlara uygulanmaz” şeklindeki hükmüdür.

3. Faizde oran serbestisi

Faiz oranlarının suistimal edilmesi halinde ne olacağı ticari işler bakımından önem taşımaktadır. Bilindiği üzere adi işler bakımından faiz oranları kanunda belirtilen en yüksek seviyeleri aşması halinde kanunen en yüksek seviyeden yapılmış farz edilerek kanunun belirlediği sınır üzerinden faiz işletilecektir.

Ancak ticari işlerde durum böyle değildir. Ticari işlerde faiz serbestisi geçerli olması hasebiyle ticari işlerde en yüksek sınır söz konusu değildir. Taraflar ticari işlerinde faiz oranlarını serbestçe takdir edebilir.

4. Temerrüt faizi

Temerrüt faizi oranı genel olarak Faiz Kanunu 2’de düzenlenmiştir. Temerrüt faizi de anapara faizinde olduğu gibi sözleşme ile serbestçe kararlaştırılabilir.

Sözleşme de olmasa bile Faiz Kanunu 2/2 uyarınca, “ Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Söz konusu avans faiz oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan avans faiz oranından beş puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur.”

Ancak belirtmek gerekir ki, ticari işlerde Faiz Kanunu 2/2 uyarınca belirlenen faiz oranından daha fazla faiz istenilebilmesi için alacaklının bu yönde açık bir talebi olmalıdır. Aksi halde avans faizi üzerinden işlem görecektir.

Günümüz itibarıyla avans faizi ticari işler için %49,25 olarak uygulanmaktadır.

Ticari işler sebebiyle uygulanan faiz hükümleri bakımından tüketici hakları saklıdır.

Basiretli Tacir

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)1 “Tacir Olmanın Hükümleri” başlığı altında madde (m). 18/2 düzenlemesinde tacirin ticaretine ilişkin faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi davranması gerektiğine hükmedilmiştir. Kanunda basiretli iş adamı gibi davranma kavramı tanımlanmamıştır. Nitekim kavram soyut ve her somut olayda ayrıca değerlendirilmesi icap eden esnek bir kavramdır2. Ancak genel bir tanım verilecek olursa basiretli iş adamı gibi davranma, tacirin ticaretine ilişkin faaliyetlerinde herhangi bir kişiye kıyasla daha dikkatli, tedbirli, öngörülü ve yaptığı işin inceliklerine hâkim biçimde hareket etmesi olarak tanımlanabilmektedir.(SHD Dergisi C.11 S.2 s.879-908)

Faiz oranlarına daha sonra tacirlerin itiraz edememesi, ceza koşulunun iptal edilememesi veya bunların düşürülememesi gibi bir çok konu aslında basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünün sonucudur. Buna göre:

  • Tacirler Borçlar Kanunu 28 uyarınca gabin sebebiyle sözleşmeyi feshedemez.
  • Tacir, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiası ile ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez. TTK 22
  • Tacir, faiz oranlarına daha sonradan itiraz edemez.

Temerrüt faizi, ücret ve cezai şartlar hukuken geçerli olması halinde uygulama alanı bulur. Emredici hükümlere, kanuna, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı olması halinde tacire uygulanması mümkün değildir. Tacirin iktisaden mahvına sebep olacak derecede ağır ücret veya ceza kısmen veya tamamen kaldırılabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir