Blog
Banka Hesabını Kiralama Suçu Nedir?

Son yıllarda dijitalleşmenin hız kazanması ve ekonomik koşulların etkisiyle, kolay yoldan ek gelir elde etme vaadi sunan ilanlar birçok vatandaşı tehlikeli bir tuzağın içine çekmektedir. “Banka hesabı kiralama” adı altında masumane bir pasif gelir modeli gibi sunulan bu eylem, görünüşte sadece bir IBAN bilgisinin veya banka kartının üçüncü şahıslara devredilmesinden ibaret sanılmaktadır. Ancak hukuki gerçeklik bundan çok farklıdır. Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) doğrudan “banka hesabı kiralama” adında spesifik bir suç tipi bulunmasa da bu eylem kişileri organize suç şebekelerinin, dolandırıcıların ve yasadışı bahis çetelerinin görünmez ortakları haline getirmektedir. “Ben sadece hesabımı kullandırdım, suçu ben işlemedim” savunmasının hukuken geçersiz kaldığı bu süreç, vatandaşları ağır hapis cezalarıyla karşı karşıya bırakan ciddi bir hukuki yıkıma dönüşmektedir.
Banka hesaplarını kiralamak yani kendi banka hesaplarını başkasının kullanımına sunmak, Türk Ceza Kanunu uyarınca münhasır bir suç olarak düzenlenmemiştir.
Ancak şunu belirtmek gerekir ki, günümüz medyasına yansıyan ve birçok kişinin mağdur olmasına sebebiyet veren esas olaylar ise kiralanan banka hesaplarının dolandırıcılık, suç gelirlerinin aklanması, terör örgütlerinin para aklaması, yasadışı bahis gibi işlemlerde kullanılması sebebiyle hesap sahibinin Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen iştirak hükümleri sebebiyle işbu suçların faili sayılmasıdır.
BANKA HESABININ KİRALANMASI SEBEBİYLE HANGİ SUÇLAR ORTAYA ÇIKMAKTADIR?
Bilişim sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık TCK 158/1-f
Türk Ceza Kanunu 157 ve devamında Dolandırıcılık Suçu düzenlenmektedir.
TCK 157/1 hükmü gereğince, “Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.” Kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere dolandırma eylemi hileli bir davranışla bir kimseyi aldatıp, aldattığı kişiden bir menfaat sağlanmasıdır. Dolandırıcılık eyleminin kanunda düzenlenen temel hali budur.
Bu durumda hesabını kiralayan kişilerin aklına gelecek olan husus, “Ben Kimseyi Dolandırmadım” olacaktır. Ancak bilinmesi gereken husus hesap kiralama sonucunda hesabınız bir başkasının dolandırılmasında araç olarak kullanılmasıdır. Hesabınızın araç olarak kullanılması halinde sizi bu suçun ortağı yani, Türk Ceza Kanunu uyarınca suça iştirak eden kişisi olarak nitelendirecek olmasıdır. Banka hesapları aracılığı ile suçun işlenmesi sebebiyle de dolandırıcılık suçunun nitelikli hali olan TCK 158/1-f fıkrası uyarınca “Bilişim sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması” oluşacaktır.
Yaptırım: Dolandırıcılık suçunun “bilişim sistemleri aracılığıyla” işlenmesi, suçun nitelikli hali sayılır. Eğer mahkeme aşamasında suçlu bulunmanız halinde 4 yıldan 10 yıla kadar hapis ve adli para cezası ile karşı karşıya kalınacaktır.
5549 Sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun
Türk Ceza Kanunu’nda banka hesabı kiralama suçu diye bir madde yok” düşüncesi teknik olarak doğru olsa da, hukuki olarak eksiktir. Banka hesabını başkasına kullandırmak, 5549 Sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 15. maddesi uyarınca doğrudan suçtur.
5549 Sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 15 maddesinde suç olarak düzenlenmektedir. Madde metnine bakıldığında:
- Yükümlüler nezdinde veya aracılığıyla yapılacak kimlik tespitini gerektiren işlemlerde, kendi adına ve fakat başkası hesabına hareket eden kimse, bu işlemleri yapmadan önce kimin hesabına hareket ettiğini yükümlülere yazılı olarak bildirmediği takdirde altı aydan bir yıla kadar hapis veya beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.
Beyan Zorunluluğu: Kanun der ki; “Eğer bir işlemi kendi adına ama başkası hesabına yapıyorsan, bunu bankaya bildirmek zorundasın.”
Yaptırım: Bu bildirimi yapmadan hesabını başkasına kullandıran kişi, 6 aydan 1 yıla kadar hapis veya ağır adli para cezaları ile karşı karşıya kalır. Yani ortada başka hiçbir suç (dolandırıcılık vs.) olmasa bile, sadece hesabı kullandırmak sizi suçlu yapabilir.
Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama TCK Madde 282
Elde edilen kara paranın (uyuşturucu ticareti, silah kaçakçılığı vb.) sisteme yasalmış gibi sokulması işlemidir. Hesap sahibi, bilerek veya bilmeyerek bu paranın aklanması sürecinde bir “köprü” vazifesi gördüğü için kara para aklama suçlamasıyla karşı karşıya kalabilir.
Türk Ceza Kanunu 282. Maddesi gereğince:
- Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Yaptırım: Türk Ceza Kanunu 282. Maddesi gereğince öngörülen ceza, 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve adli para cezası olarak düzenlenmiştir.
RİSK TABLOSU
| Durum | Karşılaşılan Risk | Sonuç |
| Banka Blokesi | Tüm hesaplara el konulması. | Kişinin kendi yasal gelirlerine ulaşmasını dahi engellenmesi. |
| Adli Sicil (Sabıka) | Ağır ceza mahkemesinde yargılanma. | Memuriyet ve iş hayatının bitmesi. |
| Hapis | Suçun niteliğine göre 4 yıl ile 10 yıl arasında hapis cezası. | Kaybolan yıllar. |
| Tazminat | Dolandırılan kişilerin paralarını sizden talep etmesi. | Ömür boyu sürecek icra takipleri. |
Günübirlik ve küçük meblağlı kazançlar uğruna bu yola giren vatandaşlar, hayatları boyunca sicillerinden silinmeyecek ağır ceza davaları ve milyonlarca liralık tazminat yükümlülükleri ile baş başa kalmaktadırlar. Birkaç bin liralık “komisyon” uğruna hesabınızı kiralamak, tanımadığınız suç şebekelerinin işlediği tüm suçların sorumluluğunu kağıt üzerinde üzerinize almanız demektir.
(Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu tür bir durumla karşılaştığınızda mutlaka bir avukata danışmanızı ve sürecin bir avukat yardımı ile sürdürülmesi daha iyi sonuçlar almanızı sağlayacaktır.)
HESAP KİRALAMA HAKKINDA ÖNEMLİ YARGITAY KARARLARI
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/24160 E. Ve 2025/3482 K. Sayılı İlamı
Dosya kapsamına göre; müşteki …’in banka hesabından bilgisi olmadan çekilen 2.000,00 Türk lirasının sanığın hesabına aktarılmasından sonra sanık tarafından bu paranın Rusya Devletinde bulunan kişilere gönderilmesi eylemi nedeniyle sanık hakkında bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinden bahisle mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, sanığın aynı eylemleri nedeniyle müştekiler … ve …’un şikâyeti ile açılan Sinop Cumhuriyet Başsavcılığının 2006/71 sayılı soruşturma dosyasında…
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 20.06.2016 tarihli ve 2016/6021 Esas, 2016/11619 Karar sayılı kararı da dikkate alınarak, Rusya devletinde bulunan kişilerin, bilgisayar yazılımı yaparak Türkiye’de bulunan firmalara sattıklarını ancak ücretlerin ödenmesinde problem yaşadıklarını, iyi derecede İngilizce bilen bir eleman aradıklarını söyleyerek iş teklifinde bulundukları hükümlünün, öğrenci olması nedeniyle harçlığını çıkarmak için bu teklifi kabul ettiği ve 08.09.2005 tarihinde Rusya devletinde bulunan bu kişilerin hükümlünün hesabına katılanın hesabından para havale ettikleri ve bu parayı… aracılığıyla göndermesini istedikleri, hükümlünün de hesabına gönderilen parayı belli bir komisyon karşılığında bu şahıslara havale ettiğinin anlaşılması karşısında, hükümlü hakkında, savunmasının aksine suç kastı ile hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığından atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/16966 E. Ve 2024/7470 K. Sayılı İlamı
Sanık …’in, sanık …’i komşusu olduğu ve aynı iş yerinde çalıştıkları için tanıdığını, kendisine para geleceğini ancak kartının iptal olduğunu söyleyince güvendiği için hesap numarasını verdiğini ve hesabına gelen paradan pay almadığını savunması; sanık …’in sanık … dışında tanıdığı kişilerden de benzer bahanelerle hesap ve kart bilgilerini aldığının ve bu kişiler gibi sanık …’in de …’le tanışıklığından dolayı duydukları güvenle hesap ve kart bilgilerini paylaştığının anlaşılması karşısında, sanığın diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine dair cezalandırılmasına yeterli kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi…
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/2705 E. Ve 2024/8310 K. Sayılı İlamı
…her ne kadar sanıklar banka hesaplarını 6.000,00 TL verilmesi ya da trafik cezalarının ödenmesi karşılığında başkalarının kullandığını belirterek atılı suçu işlemediklerini savunmuş iseler de, hesapları kullanan başkalarına dair sanık beyanları soyut anlatım niteliğinde olup katılanların gönderdiği paralardan kendi banka hesaplarına gelenleri sanıklar Seyap ve Mehmet Sıddık’ın ATM’den çektiklerinin belirlendiği, bir kişinin teşhise elverişli bilgilerini bilmediği kişiye banka hesap ve kartlarını kullanması için vermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi kart ve hesapların kullanılması karşılığında kendisine menfaat sağlanması durumunda bunların suçta kullanılacağını bilmemesinin de hayatın olağan akışına uygun düşmediği, savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve bu şekilde atılı suçu işlediklerinden sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmiştir.











