Genel Hukuk

Trafik Kazası Sebebiyle Sorumluluk

trafik kazası sebebiyle sorumluluk

Öncelikle bir trafik kazası sebebiyle doğan zarardan 3 farklı kurumun sorumluluğu meydana gelecektir. Bunlar araç sürücüsü, aracın işleteni ve aracın sigorta şirketidir.

Trafik Kazası Sebebiyle Doğan Zarardan Kimler Sorumludur?

1. Araç Sürücüsünün Sorumluluğu

Araç sahibi ile aracın sürücüsü farklı kişiler ise araç sürücüsünün sorumluluğu Türk Borçlar Kanunu uyarınca haksız fiil hükümleri uyarınca değerlendirmek gerekecek olup bu hal bir kusur sorumluluğu olarak düzenlenmiştir. TBK madde 49 uyarınca, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” şeklindeki düzenleme ile sürücünün sorumluluğu kusura dayalı bir sorumluluk olarak düzenleniştir. Bu halde araç sürücüsü kusuruyla vermiş olduğu zararı gidermelidir.

2. Araç İşletenin (Araç Sahibi) ve İşletenin Bağlı Olduğu Teşebbüs

Karayolları Trafik Kanunu (KTK) 85/1 uyarınca motorlu taşıtın işlenmesi halinde bir kimsenin ölmesi, yaralanması veya zarara uğraması halinde kimlerin sorumlu olacağını belirtmiştir. Buna göre, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”

Motorlu araç işletenlerin sorumluluğu tehlike sorumluluğudur. Bunun sonucu olarak işletenin, motorlu aracın işletilmesinden doğan sorumluluğu için ne kendisinin ne de sürücü ile aracın kullanılmasına katılan diğer kişilerin kusuru aranmayacaktır. Zarar motorlu aracın işletilmesi ile meydana gelmesine ilişkin nedensellik bağı yeterlidir. Ancak belirtmek gerekir ki, kusur oranı tazminatın hesaplanmasında dikkate alınacaktır.

3. Sigorta Şirketinin Sorumluluğu

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91.maddesine göre: “İşletenlerin, bu Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” Bu kapsamında, motorlu araçlar karayoluna çıkmadan önce zorunlu olarak trafik sigortası yaptırmak zorundadır.

KTK 85/1’e göre, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüs unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar”. Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1 ve 85/1 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, trafik sigortasını yapan sigortacının poliçede belirlenen limite kadar, işletenin sorumluluğunu üstlendiği sonucuna ulaşılabilir.

Sigortacının sorumluluğunun da zamanaşımı, zararın niteliği ve sorumluluktan kurtulma yolları bakımından işleten gibi değerlendirilmesi gerekmektedir.

Uygulamada daha çok sigorta şirketlerine dava açılmaktadır. Bunun temel nedeni, sigorta şirketlerinden daha kolay bir şekilde tazminat tahsilatı yapılabilmesidir. Trafik sigortası gereğince şirketler, kaza sebebiyle rizikoyu üstlenmiş ve tazmin sorumluluğu kapsamına kendini dahil etmiştir.

Karayolları Trafik Kanunu “tanımlar” başlığı altında işletenin tanımı yapılmıştır. KTK uyarınca işleten olarak nitelendirilen kişilerden birisi de araç sahibidir. Ancak belirtmek gerekir ki, araç sahibinin kanunen işleten olarak değerlendirilmediği ayrık durumlar mevcuttur.

Araç Sürücüsü ile Araç Sahibinin Farklı Olduğu Kazalarda Sorumluluk Kimdedir?

Motorlu araç işletenlerin sorumluluğu tehlike sorumluluğudur. Bunun sonucu olarak işletenin, motorlu aracın işletilmesinden doğan sorumluluğu için ne kendisinin ne de sürücü ile aracın kullanılmasına katılan diğer kişilerin kusuru aranmayacaktır. Zarar motorlu aracın işletilmesi ile meydana gelmesine ilişkin nedensellik bağı yeterlidir.

Araç sahibinin sorumluluğu KTK tarafından tehlike sorumluluğu olarak düzenlendiği için, araç sahibinin kazada herhangi bir kusuru bulunmasa bile sürücüsünün kaza yapması halinde doğan zarardan araç sahibi ve araç sürücüsü müteselsilen sorumlu olacaktır. Bu durum kanundan kaynaklanan kusursuz sorumluluk rejiminin doğal bir sonucudur.

Peki Araç Sahibi Sorumluluktan Kurtulabilir Mi?

KTK 86/1 uyarınca işletenin sorumluluktan kurtulabilmesi için iki unsurun bir arada bulunması gerekir. Bunlar:

  • İşleten sorumluluktan kurtulabilmek için kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmadığını ve araçtaki bozukluğun kazaya sebebiyet vermediğini ispatlaması,
  • Kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin ya da 3.kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispatlaması,

Gerekir.

Kiralanan Aracın Kaza Yapması Halinde “Rent A Car” Sorumlu Mudur?

Araç kiralama işini meslek edinmiş kişiler rent a car gibi işler yapan gerçek veya tüzel kişiler, araç gereksinimi olanlara kısa süreli araç kiralamakla işleten sorumlulukları devredilmiş olmamaktadır. Oto kiralama işi yapanların işleten olarak sorumlulukları devam etmektedir. Oto kiralama işini meslek edinmiş olanlar ve bu yoldan kazanç elde edenler, uzun süreli olarak araçları kiraya vermiş olsa bile, kiracının yaptığı kazadan dolayı 3.kişilere karşı sorumludur. KTK 104 uyarınca oto kiralama işini yapanlar sorumludur.

Otoparkta Meydana Gelen Zarardan Sorumluluk

Otopark işleticisi, kendisine güvenerek gelen müşterilerini her türlü tehlikeye karşı korumak üzere gerekli önlemlerini almak zorunda olup, bunu yapmadığı takdirde meydana gelen zarardan sorumludur. Otopark işleticisi, üzerine düşen tüm dikkat ve itinayı gösterse dahi, bu hasarın meydana geleceğini ispat etmediği takdirde meydana gelen zararı ödemekle yükümlüdür.

Yargıtay 17. hukuk Dairesi 2008/2296 E. 2009/280 K. Sayılı İlamı

…Davacıya kasko sigortalı aracın, sigortalı tarafından davalı … tarafından işletilen etrafı briket taşından yapılmış duvarla çevrili açık otoparka bırakıldığı ve park halinde iken diğer davalının sürücüsü olduğu aracın duvara çarpması ve duvarın yıkılması sonucu hasarlandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Olayın oluşuna göre davacının sigortalısı ile davalı … arasında Borçlar kanununun 463. maddesinde tanımlanan vedia sözleşmesi kurulmuştur. Bu sözleşme ile saklayıcı, saklatanca kendisine bırakılan taşınır bir malı kabul etme ve onu güvenli bir yerde koruma borcu altına girer. Davalı otopark işleticisi, kendisine güvenerek gelen müşterilerini her türlü tehlikeye karşı korumak üzere gerekli önlemlerini almak zorunda olup, bunu yapmadığı takdirde meydana gelen zarardan sorumludur. Yani davalı otopark işleticisi, üzerine düşen tüm dikkat ve itinayı gösterse dahi, bu hasarın meydana geleceğini ispat etmediği takdirde meydana gelen zararı ödemekle yükümlüdür. Somut olayda, otopark sahibi olarak gerekli özen ve dikkati göstererek en ufak bir darbede bile yıkılacak olan duvar önüne aracı koymaması ve duvarın yıkılmaması için gerekli tedbirleri alması gerekirdi. Araçların güvenli bir şekilde muhafazasından sorumlu olduğu gibi, çevresindeki duvarın dayanıklılığından ve sürekli bakımından da sorumludur. Bu durumda davalı otopark işleticisi …’in, diğer davalı ile birlikte sorumlu tutulması gerekir…

…Saklayıcı sözleşmenin kendisine yüklediği güven ve özenle koruma borcuna aykırı davranması nedeniyle oluşan zarardan sorumludur. Öte yandan Borçlar Kanunu’nun 55.maddesi gereğince, başkalarını çalıştıran (istihdam eden) kimse, bu kişilerin hizmetleri sırasında yaptıkları zararlardan sorumludur. Somut olayda; otopark bekçisi …, olaya müteakip karakolda alınan ifadesinde, sigortalı tarafından otoparka getirilen aracın kapıları kapatıldıktan sonra anahtarın kendisine teslim edildiğini, aradan yarım saat geçtikten sonra sakallı, uzun boylu bir şahıs gelerek aracın anahtarını istediğini, anahtarı verdiğini, aracı alıp gittiğini beyan etmiştir. Her ne kadar 7.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2003/954 Esas, 2004/2695 Karar sayılı kararı ile davalılar hakkında emniyeti suistimal suçundan kamu davası açılmış olup, delil yetersizliğinden beraat kararı verilmiş ise de, Borçlar Kanunu’nun 53.maddesi uyarınca ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlamaz. Ancak ceza mahkemesinde belirlenen maddi olguların hukuk hakimini bağlıyacağı kuşkusuzdur. Davalıların ceza mahkemesinde delil yetersizliğinden beraat etmiş olmaları hukuki sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Davalı gece bekçisi … karakoldaki ifadesinde aracı ve anahtarını teslim aldığını beyan etmiştir. O halde, aracın para karşılığı otoparkta kalması için teslim alındığının kabulü gerekir. Teslim alan aynı zamanda, aracın başkaları tarafından götürülmemesi veya çalınmaması için her türlü tedbiri almak zorundadır. Bu hale göre, davalıların doğan zarardan sorumlu tutulmaları gerekir…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir