Hukuki Haber Bülteni

En Fazla Ne Kadar Tutuklu Kalırım?

tutuklu kalma süresi

Kuvvetli suç şüphesi, kaçma veya delilleri karartma tehlikesi gibi nedenler varsa hâkim tutuklamaya karar verebilir. Bu düzenleme, kişi özgürlüğü ile kamu güvenliği arasında adil denge kurmayı amaçlar. Uygulama sürecinde tutuklama tedbirinin uygulanması belli başlı prosedürlere bağlanmıştır.

Ceza Muhakemesi Kanunu ikinci bölüm uyarınca “Tutuklama” hüküm altına alınmış olup aynı kanunun 100. maddesi uyarınca tutuklama nedenleri gösterilmiştir.

Tutuklama Tedbiri

Tutuklama nedenleri

Madde 100 – (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.

(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.

b) Şüpheli veya sanığın davranışları;

1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,

2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,

Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;

1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),

2.  Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80)

3. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),

4.Kasten yaralama (madde 86, fıkra 3, bent b, e ve f) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),

5. İşkence (madde 94, 95)

6. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),

7. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),

8. Hırsızlık (madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149),

9. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),

10. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),

11. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),

12. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),

b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.

c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.

d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.

e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.

f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.

g) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33 üncü maddesinde sayılan suçlar.

h) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar.

i) Kadına karşı işlenen kasten yaralama suçu.

j) Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçu.

k) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî eğitim kurumlarında yönetici, öğretmen, usta öğretici, yabancı uyruklu öğrencilerin eğitimine yönelik Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen projelerde öğretici/öğretmen veya rehber danışman; özel öğretim kurumlarında yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğretici olarak görev yapanlar ile Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî eğitim kurumları ve özel öğretim kurumlarında ders ücreti karşılığı ders okutanlara ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan öğretmenlere karşı görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama suçu.

(4)  Sadece adlî para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.

Hükümden Çıkarılacağı Üzere Genel Özellikler

Hâkimin tutuklamaya hükmedebilmesi için, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması, CMK 100. Maddesinde sayılan tutuklama nedenlerinden herhangi birinin varlığı ve tutuklamanın işin önemi ile verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olması ve herhangi bir tutuklama yasağının bulunmaması gerekir.

Kuvvetli şüphe, yargılama sonunda sanığın mahkûm olma olasılığı, beraat etme olasılığından fazla olmasıdır. Bu olasılığı fazla gösterecek hususlar ise somut deliller ile tayin edilecektir. Somut delillere örnek verecek olursak, mağdur beyanı delildir ve somuttur, tanık beyanı delildir ve somuttur, doktor raporu delildir ve somuttur, güvenlik kameraları delildir ve somuttur. Ancak mağdur veya tanıkların beyanlarının çelişkili olması gibi durumlarda kuvvetli suç şüphesine gölge düşecektir. Hâkim tutuklama hususunda bunları değerlendirecektir.

Tutuklama Yasaklarının Olduğu Haller

  1. Sadece adli para cezası öngören suçlardan dolayı tutuklama kararı verilemez.
  2. Cezasının üst sınırı 2 yıldan fazla olmayan suçlardan dolayı tutuklama kararı verilemez. Ancak 6763 Sayılı Kanun’un 22. maddesinin 4. fıkrası ile vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlene suçlarda ceza üst sınırıyla ilgili tutuklama yasağı kaldırılmıştır. Bu sebeple, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek kasten yaralama suçlarında dahi tutuklama kararı verilebilir hale gelmiştir.
  3. Çocuk Koruma Kanunu 21. Maddesi uyarınca da, 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında, üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiillerden dolayı tutuklama kararı verilemeyeceği belirtilmiştir.

Tutuklamaya İtiraz Mercii

7331 Sayılı Kanun ile getirilen değişiklikler sonucunda, Sulh Ceza Hakimliğinin tutuklama ve adli kontrol kararlarına ilişkin yapılacak itirazlar, o yer Asliye Ceza Mahkemesine yapılacaktır.

Sulh Ceza Hakimliğinin arama, elkoyma, iletişimin tespiti gibi kararlarına karşı diğer numaralı Sulh Ceza Hakimliğine itiraz edilirken, tutuklama ve adli kontrol kararlarına karşı Asliye Ceza mahkemesine itiraz edilecektir.

Soruşturma Aşamasında Tutukluluk Halinde Geçecek Azami Süreler!

CMK madde 102/4 ve 102/5 fıkraları uyarınca, “Soruşturma evresinde tutukluluk süresi, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler bakımından altı ayı, ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler bakımından ise bir yılı geçemez. Ancak, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve toplu olarak işlenen suçlar bakımından bu süre en çok bir yıl altı ay olup, gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilir.

Bu maddede öngörülen tutukluluk süreleri, fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından yarı oranında, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar bakımından ise dörtte üç oranında uygulanır” denilmek suretiyle soruşturma aşamasında azami tutukluluk süreleri belirlenmiştir.

Tutukluluk Süreleri Örneklendirilecek Olursa

Ağır Ceza Mahkemesi görevi alanına giren suçlar bakımından;

Çocuğun cinsel istismarı, kasten öldürme veya uyuşturucu ticareti suçlarına ilişkin soruşturmada, 18 yaşından büyük şüpheli için 1 yıl, 15 yaşını doldurmamış fail için 6 ay, 15-18 yaş gurubundaki şüpheli için 7,5 ay tutuklu kalabilecektir.

Asliye Ceza Mahkemesi görevi alanına giren suçlar bakımından;

Çocuğun hırsızlık suçlarına ilişkin soruşturmada, 18 yaşından büyük şüpheli için 6 ay, 15 yaşını doldurmamış fail için 3 ay, 15-18 yaş gurubundaki şüpheli için 4,5 ay tutuklu kalabilecektir.

Kovuşturma Aşamasında Tutukluluk Halinde Geçecek Azami Süreler!

CMK madde 102/1-2 maddeleri uyarınca: “Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha uzatılabilir.

(2) Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda beş yılı geçemez.

Bu maddede öngörülen tutukluluk süreleri, fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından yarı oranında, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar bakımından ise dörtte üç oranında uygulanır” denilmek suretiyle soruşturma aşamasında azami tutukluluk süreleri belirlenmiştir.

Tutukluluk Süreleri Örneklendirilecek Olursa

Ağır Ceza Mahkemesi görevi alanına giren suçlar bakımından (Zorunlu Haller Hariç);

Çocuğun cinsel istismarı, kasten öldürme veya uyuşturucu ticareti suçlarına ilişkin kovuşturmada, 18 yaşından büyük şüpheli için 2 yıl, 15 yaşını doldurmamış fail için 1 yıl, 15-18 yaş gurubundaki şüpheli için 18 ay tutuklu kalabilecektir.

Asliye Ceza Mahkemesi görevi alanına giren suçlar bakımından (Zorunlu Haller Hariç);

Çocuğun hırsızlık suçlarına ilişkin soruşturmada, 18 yaşından büyük şüpheli için 1 yıl, 15 yaşını doldurmamış fail için 6 ay, 15-18 yaş gurubundaki şüpheli için 9 ay tutuklu kalabilecektir.

(Bu hesaplamalar yapılırken adli kontrol tedbirlerinin uygulanma olanağı değerlendirilmemiştir.)

Önemli Bilgi

CMK 102 de kovuşturma aşaması içinde süreler belirlenmiştir. Bu süreler soruşturma aşamasından ayrı olarak değerlendirilecektir. Burada belirtilen süreler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde geçen ve yerel mahkemece verilen hüküm tarihine kadar olan süreçteki tutukluluk süresine göre hesaplanır.

Kişi yargılanmakta olduğu davada ilk derece mahkemesi kararıyla mahkum edilmiş ise, bu kişinin hukuki durumu bir suç isnadına bağlı olarak tutuklu olma kapsamından çıkmakta ve tutmanın nedeni ilk derece mahkemesince verilen hükme bağlı olarak tutulma haline gelmektedir.

Yani hükümden sonraki istinaf ve temyizde geçen süreler tutukluluk sürelerine dahil değildir. Ancak bozma halinde bireyin durumu tekrar suç isnadına bağlı tutmaya dönüşeceğinden, ilk derece mahkemesi önünde geçen süre yukarıdaki maddede belirtilen süreler göz önüne alınacaktır. Bu durumda süreler dolmuş ise salıverilmesi gerekir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir