Blog
Ceza Hukukunda Uzlaştırma Kurumu

Uzlaştırma kurumu, CMK 253, 254 ve 255. maddelerinde düzenlenmiş olup, ayrıca Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği’nde önemli düzenlemelere yer verilmiştir. Ceza hukukunda uzlaştırma kurumu, kanunda öngörülen suçlar için kamu davası açılması için yeterli delil ve şüphenin oluşmasından sonra, mağdur ile şüpheli arasında uzlaşı sağlanması için getirilmiş bir kurumdur. Uzlaşma sonucunda şüpheli hakkında KYOK(KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞI KARARI) kararı verilirken, mağdur da zararını hızlı bir şekilde gidermesi sağlanmaktadır.
Uzlaştırmada taraflar, mağdurun zararının giderilmesi hususunda bir anlaşmaya varmaya çalışırlar. Mağdurun zararının giderilmesi, mağdura bir miktar tazminat ödenmesi şeklinde olabileceği gibi, mağdur veya toplum için belirli bir kamu hizmetinde bulunulması, bir kamu kurumu veya kamu yararına hizmet veren özel bir kuruluş ile yardıma muhtaç kişi ya da kişilere bağış yapılması veya hukuka ve ahlaka uygun başka herhangi bir edim şeklinde olabilir. Yine tarafların edimsiz olarak uzlaşmalarına da herhangi bir engel bulunmamaktadır.
Uzlaştırmanın amacı; ceza adalet sisteminde, mağdurun yararlarının gözetilmesi, tatmin edilmesi, suça karşı salt ceza yaptırımı uygulamak yerine zararın giderilmesi ve onarıma ağırlık verilmesidir. Failin neden olduğu zararın giderilmesi, fail-mağdur arasındaki barış, uzlaştırmanın asıl unsurunu oluşturur.
UZLAŞTIRMAYA TABİ SUÇLAR NELERDİR?
Genel olarak özetlemek gerekirse, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi suçlar uzlaşma kapsamındadır.
- Ancak soruşturması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda ve ısrarlı takip suçunda uzlaştırma yoluna gidilemez. Sarkıntılık boyutunda kalsa bile cinsel suçlar uzlaştırma kapsamında değildir.
Uygulamada En Çok Karşılaşılan Uzlaştırmaya Tabi Suçlar:
Basit Yaralama(TCK 86/2), Taksirle Yaralama(TCK 89)
Tehdit(TCK 106/1), Hakaret(TCK 125)
Konut Dokunulmazlığını İhlal (TCK 116/1-2), Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma (TCK 117/1)
Hırsızlık(TCK 141/1, 141/1-a, 144/1-b), Kullanma Hırsızlığı(TCK 146)
Mala Zarar Verme (TCK 151)
Güveni Kötüye Kullanma (TCK 155) Bedelsiz Senedi Kullanma (TCK 156)
Basit Dolandırıcılık(TCK 157/1), Dolandırıcılığın Hukuki İlişkiye Dayanması (TCK 159) ,
Çocuklar Açısından:
CMK 253/1-c hükmüne göre, mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla suça sürüklenen çocuklar bakımından, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar bakımından çocuklar hakkında her halükarda uzlaştırma kurumu tatbik edilecektir.
UZLAŞTIRMA İÇİN GEREKEN ŞARTLAR
Uzlaştırma kurumunun harekete geçebilmesi için aşağıda belirtilen şartların gerçekleşmiş olması gerekir. Bunlar:
- CMK 253/1-b ve CMK 253/1-c hükümlerinde belirtilen kurallar çerçevesinde ki suçlar hakkında uzlaştırma hükümleri tatbik edilecektir. Soruşturması ve kovuşturması şikayete tabi olanlar hariç; diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm yer almalıdır.
- Uzlaştırma işlemlerinin yapılabilmesi için, işlendiği iddia edilen suçla ilgili olarak kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturan delillerin bulunması gerekir. bu deliller bulunmadan uzlaştırma yoluna gidilemez. CMK 253/4
- Suçtan zarar gören veya mağdurun gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olması gerekir. Kamu tüzel kişisi olması halinde uzlaştırma hükümleri uygulanmaz.
- CMK 253/3-ikinci cümle uyarınca, Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmesi halinde uzlaştırma hükümleri uygulanmaz. Bu hükmün uygulanabilmesi için, bu suçların aynı mağdura karşı işlenmesi gerekir.
- CMK 253/7 uyarınca, birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet veren bir suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur veya suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir. Örneğin müşterek bir mala verilen zararda tüm hissedarlar uzlaşmayı kabul etmez ise uzlaştırma hükümleri uygulanmayacaktır.
UZLAŞTIRMA KURUMUNDA ÇOCUKLAR HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER
CMK 253/4 uyarınca, şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılacağı öngörülmüştür.
Uzlaşma, mağdurun maddî ve manevî zararının tümünü veya bunun büyük bir kısmını ödemeyi veya zararları gidermeyi kabulü gerektiren borçlandırıcı bir işlem olup 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 16. maddesi uyarınca ayırt etme gücüne sahip küçükler kanuni temsilcilerinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına girmeleri mümkün değildir. Şüpheli veya sanığın reşit olmaması halinde uzlaşma teklifinin kanunî temsilcilerine yapılacağı kabul edilmiş ise de, mevcut hukuki durumu açıklayıcı bir hüküm olduğundan suç tarihinde dahi uzlaşma teklifinin reşit olmayan şüpheli veya sanığın kendisine değil kanuni temsilcisine yapılması gerektiği kabul edilmelidir.
UZLAŞTIRMA SONUCU
Mağdur ile şüpheli arasında uzlaşı sağlanırsa;
Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır.
Uzlaşmanın sağlanması halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.
Mağdur ile şüpheli arasında uzlaşma sağlanamaz ise;
Uzlaştırma işlemleri neticesinde uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde şüpheli hakkındaki iddianame uzlaştırmadan sorumlu Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenir.
UZLAŞTIRMA HAKKINDA SIKÇA SORULAN SORULAR
1. Uzlaştırma Aşamasında Anlattığım Bilgiler Davada Delil Olarak Kullanılabilir Mi?
- Uzlaştırma müzekkereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar, herhangi bir soruşturma veya kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz.
2. Uzlaşma Teklifini Reddettim. Tekrar Uzlaşabilir Miyim?
- Uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan edebilirler.
3. Uzlaştırma Kapsamında Olan Bir Suç ile Olmayan Bir Suçun Halinde Ne Olacaktır?
- Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olduğu ve kapsama girmeyen suç hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararının verildiği hâllerde dosya, bu karara karşı itiraz süresinin geçmesi veya itirazın reddedilmesi üzerine uzlaştırma bürosuna gönderilir.
4. Uzlaşma Teklifine Kaç Gün İçinde Cevap Vermem Gerekir?
- Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren yedi gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.
5. Yargılama aşamasında uzlaşma teklifi reşit olmayan çocuğa yapılmış ancak yargılama devam ederken 18 yaşını geçmesi halinde ne olacaktır?
Kişinin yargılama aşamasında reşit olması, reşit olmadığı dönemde usulüne uygun bir uzlaşma teklifi yapılmadığı gerçeğini ortadan kaldırmayacağından, sanığa yeniden usulüne uygun şekilde uzlaşma teklifinde bulunulması gerekir.











