Blog
Haciz Sırasında İmzalanan Senetler

Haciz altında imzalanan senetler somut olayın durumuna göre korkutma altında imzalandığı ve bu sebeple senetlerin süresi içerisinde iptal edilebileceğini öngörülmektedir. Bu yüzden öncelikle korkutmanın hukuken ne olduğunu tespit etmemiz ve anlamamız gerekir. Şöyle ki;
Hukuken Korkutma Nedir?
Türk Borçlar Kanunu’nun 38. maddesi, “Korkutulan, içinde bulunduğu durum bakımından kendisinin veya yakınlarından birinin kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesinin doğduğuna inanmakta haklı ise, korkutma gerçekleşmiş sayılır. Bir hakkın veya kanundan doğan bir yetkinin kullanılacağı korkutmasıyla sözleşme yapıldığında, bu hakkı veya yetkiyi kullanacağını açıklayanın, diğer tarafın zor durumda kalmasından aşırı bir menfaat sağlamış olması hâlinde, korkutmanın varlığı kabul edilir.” düzenlemesini, 39. maddesi ise, “Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır.” düzenlemesini içermektedir.
Hukuki işlemin geçerli ve amacına uygun hukuki sonuç doğurabilmesi için o hukuki işlemi yapan kişi veya kişilerin sağlıklı bir şekilde oluşmuş iradelerinin bulunması ve yine bu iradelerinin istenilen hukuki sonuca uygun şekilde açıklanması gerekmektedir. Ancak çeşitli nedenlerle kişinin işlem iradesi oluşum ya da açıklama aşamasında sakatlanabilir. Bu sakatlık, iradenin özgür bir biçimde oluşmadığını veya gerçek iradeye uygun şekilde açıklanmadığını gösterir.
Türk hukukunda irade bozukluğuna bağlanan yaptırım ise kesin hükümsüzlük (butlan) hâli değildir. 6098 sayılı Kanun’da irade bozukluğuyla yapılan sözleşmelerin, iradesi hata, hile veya ikrahla sakatlanan kimseyi bağlamayacağı öngörülmüş ve bu kişiye belli bir süre içerisinde kullanabileceği iptal hakkı tanımıştır.
Korkutma fiili maddi bir vakıa niteliğindedir ve kanun koyucu, bu vakıanın senede bağlanmasının mümkün olmadığını öngörerek, 6100 sayılı Kanun’un 203/1-ç maddesinde ispat vasıtası olarak senet dışındaki delillere başvurulmasına cevaz vermiştir. Bu düzenleme, özellikle yazılı sözleşmeler bakımından, senede karşı senetle ispat kuralının önemli istisnalarından birisini oluşturmaktadır
Haciz Sırasında İmzalanan Senetler
Yargıtay’ın 2023/693 E. ve 2024/444 K. sayılı ilamına göre haciz sırasında baskı ve cebir tehdidi altına imzalanan senetlerin irade sakatlığına sebebiyet vereceği ve imzalayan kişinin ikrah yani korkutma altına imzalamış olabileceği kabul edilmiştir. Ancak bu durum somut olayda bulunan diğer sebeplerle birlikte değerlendirilmelidir.
Yargıtay’ın 2023/693 E. ve 2024/444 K. sayılı ilamına göre
…29.01.2013 tarihli haciz tutanağında imzaları bulunan polis memurlarının konu ile ilgili başka bir dava dosyasında yer alan beyanlarının kapsamı, davacının iş yerinde gerçekleştirilen haciz işlemi sırasında iş yerindeki malların haczedilmek üzere iki sayfadan ibaret olduğu ve yırtıldığı belirtilen haciz tutanağına yazılmak suretiyle haciz işlemlerinin yapılması, davacı tarafından müşterilerinin olduğunu iddia ettiği malları kurtarma amacıyla dava konusu protokol ile senetlerin imzalanması sonrasında ilk tutanak yırtılıp belirtilen bu süreçle alakalı hiç bir bilgi içermeyen dosya arasındaki 29.01.2013 tarihli haciz tutanağının düzenlenmiş olması karşısında, davacı tarafından davaya konu senetlerin ve 29.01.2013 tarihli protokolün, manevi cebir, icra tehdit ve baskısı altında, müşterileri karşısında itibar kaybına uğrayacağı korkusuyla imzalatıldığı sabit olup bu suretle davacı tarafından ileri sürülen korkutma iddiasının ispatlandığının kabulü gerekir…
Yukarıda açıklanan Yargıtay kararına göre, haciz altında imzalanan senetler somut olayın durumuna göre korkutma altında imzalandığı ve bu sebeple senetlerin süresi içerisinde iptal edilebileceğini öngörmektedir.











